Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, yemyeşil ağaçların fısıldadığı, derelerin şırıl şırıl şarkı söylediği küçük, şirin bir köy varmış. Bu köyde Elif adında, hayalleri gökyüzü kadar geniş, yüreği pınar suyu kadar berrak, ışıl ışıl gözlü bir kız yaşarmış. Elif, her akşam güneş dağların ardına saklanıp yıldızlar göz kırpmaya başlayınca penceresinin kenarına koşar, gökyüzüne uzun uzun bakarmış. Samanyolu ona yepyeni hikayeler fısıldarmış, her parlayan yıldız bir sır taşırmış sanki! O da kendi hayallerini, içinden geçen en güzel dileklerini onlara anlatırmış usulca. Elif'in en sevdiği şey, rengarenk kelebeklerin peşinden neşeyle koşup onlarla konuşur gibi, mis kokulu çiçeklerin kokusunu içine çekip onlara gülümser gibi, her anı bir masal gibi yaşamakmış.

Bir gece, Elif yine penceresinin önünde oturmuş, pırıl pırıl parlayan ay dedeye bakıp hayallere dalmışken, odasına minicik, ışıl ışıl bir parıltı süzülmüş. Bu, bir periymiş! Adı Işıltı olan bu narin peri, Elif'in saf kalbinin ve büyülü hayallerinin ışığına kapılıp gelmiş. Işıltı, zümrüt yeşili kanatlarını usulca çırparak Elif'in burnunun ucuna konmuş, pırıl pırıl, minicik gözleriyle Elif'e şefkatle bakmış. "Ey güzel yürekli Elif," demiş incecik, çan sesi gibi tatlı sesiyle, "Senin hayallerin o kadar güzel, o kadar içten ki, onlara biraz daha sihir katmak, onları daha da renklendirmek istedim."

Elif ve Penceremdeki Peri

Işıltı, ipekten yapılmış, küçük bir altın keseyi nazikçe cebinden çıkarmış. Kesenin ağzını aralayıp parmak ucuyla aldığı pırıl pırıl tozu, bir yıldız kümesi gibi Elif'in avucuna bırakmış. "Bu, Peri Tozu'dur," demiş. "Bu toz, sadece rüyalarını daha da canlandırır, renklerini daha da parlak yapar. Ama unutma ki gerçek sihir, senin kendi yüreğinde, sonsuz hayal gücünde saklıdır. Bu toz sadece ona bir pırıltı katar, bir yol gösterir." Elif, gözleri hayranlıkla parlayarak avucundaki toza bakmış, kalbi sevinçle dolmuş. O gece yatağına uzandığında, Peri Tozu'nun küçücük bir kısmını yastığının altına koymuş. Uykuya daldığında, gördüğü rüyalar o kadar canlı, o kadar gerçekçi, o kadar renkliymiş ki, daha önce hiç böyle büyülü bir şey yaşamamış. Rüyasında rengarenk kuşlarla gökyüzünde özgürce uçmuş, konuşan çiçeklerle neşeli şarkılar söylemiş, pamuk şekerden bulutların üzerinde zıplamış, hatta ay dedeyle sohbet etmiş.

Peri Tozu'nun Sırrı

Her sabah uyandığında, Elif'in içi pırıl pırıl bir neşeyle dolarmış. Peri Tozu sayesinde gördüğü rüyalar, gün boyu ona ilham verir, içini ısıtırmış. Okulda arkadaşlarına daha güleryüzlü davranmış, oyunlarında daha yaratıcı olmuş, annesine ev işlerinde daha bir hevesle yardım etmiş. Bir gün, köyün yaşlı ve bilge ninesi Hatice Teyze'yi görmüş. Hatice Teyze'nin yüzü her zamankinden daha asıkmış, sanki kalbini sıkan bir derdi varmış gibi. Elif, hemen yanına koşmuş, küçük elleriyle Hatice Teyze'nin elini tutmuş. "Hatice Teyze, neden üzgünsün? Yüzün solmuş bir gül gibi duruyor," diye sormuş endişeyle. Hatice Teyze, derin bir iç çekmiş, "Ah Elif kızım," demiş, "Bahçemdeki güller, laleler susuz kalmış, yaprakları büzüşmüş. Onları sulayacak gücüm, dermanım kalmadı."

Elif hiç düşünmeden, "Ben sulayabilirim Hatice Teyze! Hiç merak etme!" demiş. Koşa koşa evine gitmiş, Peri Tozu'nun minicik bir kısmını alıp avucuna koymuş. Kalbindeki iyilikle dolu hayaliyle, tozu sıkıca tutmuş. Sonra Hatice Teyze'nin bahçesine gelmiş, elindeki Peri Tozu'nu sevgiyle çiçeklerin üzerine üflemiş. Toz, çiçeklere değince, sanki gizli bir güç onlara dokunmuş gibi, daha bir canlanmış, renkleri daha bir parlaklaşmış. Elif, daha sonra kova kova taze su taşıyarak bütün çiçekleri özenle sulamış. Hatice Teyze'nin yüzü yeniden güller açmış, gözleri ışıldamış. Elif'e sımsıkı sarılmış, "Senin kalbin pırıl pırıl, sihirli bir pınar gibi, Elif kızım," demiş. Elif, o gün anlamış ki, en güzel hayaller, sadece kendi rüyalarında değil, başkalarına yapılan iyiliklerde, paylaşılan sevinçlerde gizliymiş. Peri Tozu sadece bir hatırlatıcıymış, gerçek sihir kendi içinde taşıdığı iyilik ve hayal gücüymüş.

İyiliğin Suladığı Çiçekler

Elif, o günden sonra Peri Tozu'nu sadece kendi rüyalarını süslemek için değil, başkalarının yüzünü güldürmek, etrafına neşe ve umut saçmak için de kullanmış. Küçük bir tutam Peri Tozu ile bahçedeki solmuş bir çiçeği canlandırmış, hasta bir kuşun iyileşmesine yardım etmiş gibi hissetmiş. Aslında yaptığı şey, kendi içindeki kocaman yüreğini ve sınırsız hayal gücünü kullanmakmış. Peri Tozu ona sadece bu gücü hatırlatmış ve yol göstermiş. Elif büyümüş, serpilmiş, ama hayalleri hiç küçülmemiş, aksine daha da büyümüş. Her zaman etrafına iyilik saçan, yüzü gülen, gözleri ışıl ışıl parlayan, herkesi seven bir insan olmuş.

İşte böylece, Peri Tozu ve Hayaller masalı da burada bitmiş. Elif'in hayalleri gibi, bu masal da dilden dile dolaşsın, kulaktan kulağa fısıldansın, herkesin kalbine neşe, iyilik ve umut doldursun diye.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

İlk Okul Masalı

İlk Okul Masalı

Elif'in doğanın fısıltılarını dinlemekten kitapların büyülü dünyasına yolculuğunu anlatan sıcak bir Türk masalı. Merak, öğrenme sevinci ve dostluk.