Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir ormanda, küçük bir peri yaşarmış. Adı Lila’ymış. Lila’nın pırıl pırıl, saydam kanatları varmış. Her kanat çırpışında "vızır vızır" diye tatlı bir ses çıkarırmış. Üzerinde çiğ damlalarından dikilmiş gibi parlayan, bembeyaz bir zambak yaprağı elbisesi, başında ise mor menekşelerden minicik bir taç dururmuş. Gözleri masmavi, saçları altın sarısıydı.

Lila, çiçekleri ve hayvanları çok severmiş. Onlara yardım etmeyi çok istermiş. Bir gün, ormanda dolaşırken "tısssss" diye bir ses duydu. Bu, huysuz Gorgon Cin'iydi. Gorgon, uzun, sivri kulaklı, buruşuk yeşil deriliydi. Üzerindeki eski püskü, kahverengi pantolonu ve yamalı yeleğiyle pek de sevimli görünmezdi. Koca, eğri burnuyla etrafı koklardı. Gorgon, ormanın en değerli, parıldayan kelebeklerini yakalamaya çalışıyordu.

Gorgon, kocaman, yapış yapış bir ağ ile kelebekleri yakalamak istiyordu. "Ha ha ha!" diye kaba bir kahkaha attı. "Bu kelebekleri yakalayıp şehrin pazarında satacağım! Çok para kazanacağım!"

Uçan Peri Lila - Masal Kahramanları

Lila, Gorgon’u görünce çok üzüldü. Kelebekler “fır fır” kanat çırpıp ağdan kaçmaya çalışıyor ama yakalanıyorlardı. Lila hemen Gorgon’un yanına uçtu. “Merhaba Gorgon Amca!” dedi nazikçe. “Neden kelebekleri yakalıyorsun? Onlar ormanın güzelliği.”

Gorgon, Lila’yı görünce kaşlarını çattı. “Senin ne işin var burada küçük peri? Benimle uğraşma! Bu kelebekler benim kazancım olacak!” diye hırladı. “Git buradan! Yoksa seni de yakalarım!”

Lila gülümsedi. “Ama Gorgon Amca, kelebekleri yakalamana gerek yok ki. Ben sana daha iyi bir yol gösterebilirim. Eğer kelebekleri serbest bırakırsan, onlar da sana her gün en güzel çiçekleri bulmanda yardım ederler. Böylece sen de o çiçekleri toplayıp satabilirsin. Hem kelebekler mutlu olur, hem sen.”

Gorgon düşündü. Kelebekleri yakalamak çok zordu. “Hım,” diye mırıldandı, “Çiçek mi? Ama kelebekler nerede olduğunu nereden bilecek?”

Lila “Tıpkı şimdi olduğu gibi,” dedi. “Kelebekler en güzel çiçeklerin yerini bilir. Onlar sana yolu gösterir, sen de sadece peşlerinden gidersin.”

Uçan Peri Lila Masalı Macera Anı

Gorgon, biraz şaşırdı. Lila’nın sözleri mantıklı gelmişti. Yavaşça ağını yere bıraktı. “Pekala,” dedi, “Deneyelim bakalım. Ama eğer beni kandırırsan, vay haline!”

Lila sevinçle “Teşekkür ederim Gorgon Amca!” diye bağırdı. Sonra kelebeklere doğru uçtu. “Kelebekler, kelebekler! Serbestsiniz!” dedi neşeyle. Kelebekler “cumburlop!” diye ağdan fırlayıp havalandı. “Vızır vızır” sesleri ormanı doldurdu.

Ertesi sabah, Lila Gorgon’un kapısına gitti. “Günaydın Gorgon Amca!” dedi. “Hadi bakalım, çiçek toplamaya gidelim!” Gorgon, biraz mırın kırın etse de, Lila ile yola çıktı. Kelebekler, rengarenk kanatlarıyla “fır fır” etrafta uçuşup Gorgon’a yolu gösterdiler. Gorgon, o gün hayatında hiç görmediği kadar çok ve güzel çiçek topladı. Onları pazarda sattı ve çok para kazandı. “Vay canına!” diye şaşkınlıkla güldü. “Bu gerçekten işe yaradı!”

Uçan Peri Lila Hikayesinin Finali

Gorgon, o günden sonra kelebekleri bir daha hiç yakalamadı. Her sabah Lila ile çiçek toplamaya giderdi. Kelebekler ona en nadide çiçeklerin yerini gösterir, Gorgon da onlara teşekkür ederdi. Lila ve Gorgon, ormanda mutlu mesut yaşadı. Gorgon artık huysuz değil, çok daha nazik bir cin olmuştu. Lila ise uçmaya ve ormana neşe saçmaya devam etti.

...İşte bu masal da gösterdi ki, en inatçı kalpler bile nazik bir dokunuşla değişebilir ve dünya daha güzel bir yer olabilir.