Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, dağların doruklarında, yemyeşil ormanların derinliklerinde, Bal adında şirin mi şirin, yaramaz mı yaramaz bir ayı yavrusu yaşarmış.
Bal, bahar gelip yaz boyu annesiyle birlikte ormanda neşe içinde koşuşturmuş, ballı petekleri bulmuş, derelerde serinlemiş. Güneş pırıl pırıl parlamış, ağaçlar yemyeşil yapraklarını sallamış, kuşlar cıvıl cıvıl ötmüş. Ama günler kısalmaya başlamış, sabahları hava serinlemiş. Rüzgar, fısıltılarla esmiş, sanki bir şeyler anlatmak istemiş.
Bir gün Anne Ayı, Bal'ı yanına çağırmış. 'Yavrum Bal,' demiş şefkatle, 'Kış kapıya dayanmış. Artık kış uykusuna yatma vaktimiz gelmiş.' Bal'ın kocaman gözleri irileşmiş. 'Kış uykusu mu?' demiş şaşkınlıkla. 'Ama ben oynamak isterim anne, daha doymadım koşmaya, yuvarlanmaya!'

Anne Ayı gülümsemiş. 'Kış, uzun ve soğuk olurmuş yavrum. Doğa dinlenmek istermiş. Bak, ağaçlar yapraklarını dökermiş, dere usulca akar, kuşlar sıcak diyarlara uçarmış. Güneş bile tembel tembel çıkarmış gökyüzüne.' Bal etrafına bakmış. Gerçekten de sarı, kırmızı yapraklar yere düşmüş, rüzgar hırçınlaşmış, ağaçlar çıplak kalmış. Dallarda tek tük kalan yapraklar bile titrek titrek sallanmış, sanki veda edermiş.
Bal, annesinin sözlerini dinlemiş. Ormanın derinliklerinden gelen soğuk rüzgar, kulaklarına ninni fısıldamış. Dere, eskisi gibi coşkuyla değil, hafif bir şarkıyla akmış. Yıldızlar, akşamları gökyüzünde daha bir parlak göz kırpmış, sanki 'uyu, dinlen' dermiş. Bal anlamış ki, her şeyin bir zamanı varmış. Oyun oynamanın zamanı olduğu gibi, dinlenmenin de zamanı gelmiş.

Birlikte, kocaman bir mağara bulmuşlar. İçini kuru otlarla, yumuşacık yapraklarla döşemişler. Bal, annesinin yanına kıvrılmış. Vücudu sıcacık olmuş, göz kapakları ağırlaşmış. Annesi başını okşamış. 'Şimdi tatlı rüyalar görme zamanı, Bal,' demiş. 'Bahar geldiğinde, yine uyanır, yine koşar, yine eğleniriz.'
Bal, annesinin sıcak kokusuyla uykuya dalmış. Rüyasında rengarenk çiçekler görmüş, ballı peteklerin tadını almış, derede pırıl pırıl balıklarla yüzmüş. Dışarıda kar taneleri nazlı nazlı düşmüş, orman bembeyaz bir örtüye bürünmüş. Ama mağaranın içinde, Bal derin bir uykuda, baharın müjdesini beklermiş.

İşte böylece Bal, kış uykusunda dinlenmiş, güç toplamış. Unutmamış ki, tıpkı mevsimler gibi hayatın da kendine göre bir düzeni varmış. Her şeyin bir vakti, bir sırası varmış. Ve bu masal da burada bitmiş, uykusu gelenlere mışıl mışıl uykular getirmiş.