Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak diyarların birinde, bereketli topraklara kurulmuş şirin bir köy varmış. Bu köyde, adı Elif olan, gözleri ay ışığı gibi pırıl pırıl parlayan, meraklı mı meraklı bir kız çocuğu yaşarmış. Elif, her gece penceresinden gökyüzüne bakar, gümüşten bir tepsi gibi parlayan Ay Dede'yle fısıldaşırmış. Ay Dede de ona parlak ışıklarıyla selam verir, bazen bir bulutun arkasından göz kırparmış.

Fakat bir gece, ne olduysa olmuş, Ay Dede gökyüzünde belirmiş ama sanki biraz solgunmuş. Işığı eskisi gibi parlak değil, yüzü de asık gibi duruyormuş. Elif, "Ay Dede, neyin var senin?" diye fısıldamış ama Ay Dede sessiz kalmış. Rüzgar hafifçe esmiş, Elif'in saçlarını okşamış, sanki bir ninni fısıldarmış gibi. Elif sormuş rüzgara: "Ey Rüzgar Baba, neden Ay Dede böyle sessiz, neden ışığı solgun?"

Dere Kenarında Düşünceli Elif

Rüzgar Baba, "Hooşşşş..." diye iç çekmiş. "Ay Dede, çocukların artık ona pek bakmadığını düşünüyormuş Elif kızım. Eskiden çocuklar Ay Dede'ye bakıp dilek tutar, masallar dinlerlermiş. Şimdi hep kendi oyunlarına dalmışlar, Ay Dede'yi unutuvermişler." Elif'in yüreği burkulmuş. Koşup köyün içinden geçen dereye gitmiş. Dere şırıl şırıl şarkılar söyler, taşlara çarparak neşeyle akarmış.

Elif, dereden su içen minik kuşlara bakmış, sonra dereye seslenmiş: "Ey coşkulu Dere Kardeş, Ay Dede'miz neden üzgün, neden sessiz?" Dere, köpüklerini savurarak cevap vermiş: "Haklısın Elif, Ay Dede eski neşesini yitirmiş. Yıldızlar da ona göz kırpmaktan yorulmuşlar çünkü Ay Dede'nin yüzü gülmeyince onlar da parlayamıyormuş." Elif hemen o gece, köyün en yaşlı, en bilge ninesi Fatma Nine'nin yanına gitmiş. Fatma Nine, yıldızları en iyi tanıyan, masalları en güzel anlatan kişiymiş.

Fatma Nine'nin Bilge Öğütleri

Fatma Nine, Elif'i görünce sıcak bir gülümsemeyle karşılamış. "Ay Dede'nin üzüntüsünü sen de mi hissettin güzel kızım?" demiş. Elif başını sallamış. "Peki ne yapmalıyız Fatma Nine? Ay Dede'miz yine eskisi gibi parlasın, yine bize masallar anlatsın." Fatma Nine, Elif'in elini tutmuş ve demiş ki: "Ay Dede'nin ihtiyacı olan tek şey, bizim sevgimiz ve ilgimizdir Elif. Yarın akşam bütün çocukları topla, köy meydanında Ay Dede'ye el sallayın, ona güzel şarkılar söyleyin. O zaman kalbi ısınır, ışığı geri gelir."

Ertesi gün Elif, köydeki bütün çocukları dolaşmış, onlara Ay Dede'nin üzgün olduğunu anlatmış. Çocuklar, Ay Dede'nin sessizliğini duyunca çok şaşırmışlar. "Biz hiç fark etmedik ki!" demişler. Akşam olunca, bütün çocuklar köy meydanında toplanmışlar. Elif en önde, hepsi birden Ay Dede'ye bakmışlar. Ay Dede henüz solgunmuş. Sonra Elif başlamış bir şarkıya, diğer çocuklar da ona katılmış. Minik ellerini sallamışlar, Ay Dede'ye gülümsemişler. "Ay Dede, seni çok seviyoruz! Lütfen üzülme, biz hep buradayız!" diye bağırmışlar.

Çocukların Sevinci, Ay'ın Işıltısı

Ve o anda, bir mucize olmuş! Ay Dede'nin solgun yüzü yavaş yavaş aydınlanmaya başlamış. Önce hafif bir parıltı, sonra gitgide güçlenen bir ışık. Ay Dede, kocaman bir gülümsemeyle parıl parıl parlamış, gökyüzünü adeta gümüş bir tabağa çevirmiş. Yıldızlar da sevinçle göz kırpmış, her yer ışıl ışıl olmuş. Çocuklar sevinçle alkışlamış, Ay Dede'nin yeniden ışıldadığını görmekten çok mutlu olmuşlar. O günden sonra, Elif ve arkadaşları her akşam Ay Dede'yi selamlamayı, ona güzel sözler söylemeyi hiç unutmamışlar. Ay Dede de her gece pırıl pırıl parlayarak onlara en güzel masallarını fısıldamış.

İşte bu masal da burada bitmiş, Ay Dede'nin sessizliğinin nasıl bozulduğunu, sevginin ve ilginin ne kadar değerli olduğunu bize bir kez daha hatırlatmış.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Uzay Kampı

Uzay Kampı

Elif'in rüzgarın fısıltısıyla çıktığı gizemli Uzay Kampı yolculuğu. Yıldızların sırlarını keşfederken kalbindeki merakı dinleyen küçük bir kızın masalı.