Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarların birinde, şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyde Elif adında, gözleri yıldızlar gibi parlayan, gülüşü güneş gibi iç ısıtan küçücük bir çocuk yaşarmış. Annesiyle babasıyla birlikte, sevgi dolu, sıcacık, minicik bir evleri varmış. Elif, köyün en neşeli, en meraklı çocuğuymuş. Sabahları horoz öter ötmez uyanır, kelebeklerin peşinden koşar, derelerin şırıltısını dinlermiş.

Gel zaman git zaman, bir gün Elif'in annesi hastalanmış. Öyle bir hastalıkmış ki, köyün yaşlı hekimi bile çare bulamamış, sadece iç çekmiş. Annesi yataklara düşmüş, günden güne solmuş, yanaklarının alı gitmiş, sesi kısılmış. Küçücük Elif'in kalbi acıyla dolmuş, annesinin iyileşmesi için her gece gizlice dualar edermiş. Geceleri penceresinden gökyüzüne bakar, en parlak yıldıza fısıldarmış dileklerini. Rüzgar, Elif'in gözyaşlarını ve dualarını alıp uzaklara taşırmış sanki, ağaçlar hışırtılarıyla ona ninni söyler gibi hafifçe sallanırmış.

Bir gece, Elif yine gözlerini gökyüzüne dikmiş, annesi için sessizce ağlarken, odasının penceresinden içeriye ay ışığıyla birlikte bembeyaz, pırıl pırıl bir ışık süzülmüş. Işığın içinden öyle güzel, öyle nur yüzlü üç melek belirmiş ki, odanın içi mis gibi kokmuş, aydınlanmış. Yüzleri ay gibi parlıyormuş, kanatları ipekten daha yumuşakmış. Meleklerden biri, şefkat dolu, anne sesi gibi sıcak bir tınıyla Elif'e seslenmiş: “Ey güzel çocuk, duaların bize ulaştı. Kalbinin temizliği, sevgisinin büyüklüğü, buraya kadar geldi. Annenin şifası için bir yol var. Bu dağın ardındaki, kimsenin bilmediği, yemyeşil bahçede yaşayan Bilge İhtiyar'ın yanında, sadece ayda bir kere açan, her derde deva, şifa veren bir çiçek var. Onu bulup getirirsen, annen iyileşecek. Yolun zorlu olacak ama sakın korkma, biz seninle olacağız.”

Meleklerin Elif'e Görünüşü

Küçücük Elif, annesinin iyileşeceğini duyunca kalbi sevinçle dolmuş, hiç düşünmeden yola düşmeye karar vermiş. Annesi iyileşecekse, dünyanın bir ucuna bile gider, ne kadar zor olursa olsun bu çiçeği bulurmuş. Sabahın erken saatlerinde, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte, annesi uyurken azığını yanına almış, usulca köyden ayrılmış. Ayakları küçük adımlar atsa da kalbi kocaman bir cesaretle doluymuş.

Yol boyunca dereler şırıl şırıl şarkı söylemiş Elif'e, ormandaki kuşlar neşeyle cıvıldamış, sanki ona yol gösteriyormuş. Yemyeşil ormanlardan geçmiş, yüksek dağların eteklerinde yürümüş. Güneş tepeden yakmış, rüzgar esmiş, Elif yorulmuş ama hiç pes etmemiş. Bir ara yolu kaybetmiş gibi olmuş, etrafını saran büyük ağaçlar ona korkutucu görünmüş, kalbi minik bir serçe gibi çarpmış ama meleklerin sözlerini hatırlayınca içini yine bir sıcaklık, bir cesaret kaplamış. Biliyormuş ki yalnız değilmiş.

Elif'in Şifa Yolculuğu

Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, nihayet Elif dağın ardına ulaşmış. Orada, yemyeşil bir bahçenin ortasında, bembeyaz saçlı, yüzü binbir tecrübeyle ışıldayan, güler yüzlü Bilge İhtiyar'ı bulmuş. İhtiyar, Elif'i görünce kocaman bir gülümsemeyle karşılamış: “Hoş geldin güzel çocuk. Biliyorum niye geldin. Melekler bana senin geleceğini çoktan fısıldamışlardı. Kalbinin saf iyiliği, seni buraya getirdi.” İhtiyar, Elif'i bahçesine götürmüş. Orada, ay ışığında parlayan, eşsiz güzellikte, bembeyaz yapraklı, narin bir çiçek duruyormuş. Elif çiçeği nazikçe, dualarla koparmış, ihtiyar da ona çiçeği nasıl kullanacağını, annesine nasıl şifa olacağını anlatmış. Elif, çiçeği avuçlarında sıcacık tutarak aynı hızla geri dönmüş. Yorgun ama içinde tarifsiz bir mutlulukla köyüne ulaşmış.

Annenin Şifası ve Bilge İhtiyar

Annesine çiçeği uzatmış, annesi o çiçeğin mis kokusunu içine çeker çekmez, yüzüne bir renk gelmiş, gözleri açılmış, yavaş yavaş iyileşmeye başlamış. Güneş gibi gülümseyen annesi, Elif'e sıkıca sarılmış, gözlerinden şükür yaşları akmış. Elif'in sevgisi ve cesareti, meleklerin yardımıyla annesine şifa getirmiş. O günden sonra Elif, kalbi sevgi ve iyilikle dolu, köyün en sevilen çocuğu olmuş. Bilmiş ki, temiz kalplerin duaları her zaman duyulur, iyilik yapanın yolu melekler tarafından her zaman aydınlatılır.

Elif ve ailesi muratlarına ermiş, erdikleri murada biz de nail olalım. Darısı bütün iyilik peşinde koşanların başına. Bu güzel masal da burada bitmiş, dileyenlere ders olsun, dinleyenlere ibret olsun.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Küçük Astronot Ada

Küçük Astronot Ada

Küçük Astronot Ada'nın yıldızlara olan merakını ve hayallerinin gücünü keşfettiği sıcak bir Türk masalı. İç dünyasındaki evreni keşfeden Ada'nın hikayesi.