Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, yeşillikler içinde şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyde, adı Elif olan, ay ışığı gibi parlayan gözleri ve pamuk gibi kalbi olan küçük bir kız yaşarmış. Elif, akşamları penceresinden dışarı bakmayı, gökyüzündeki yıldızlarla sohbet etmeyi pek severmiş. Rüzgar fısıltılarla ninni söyler, dere şırıl şırıl şarkılar mırıldanırmış. Elif, her gece aynı merakla Ay Dede'ye bakarmış. 'Acaba,' dermiş içinden, 'bu kadar güzel parlayan ay ışığında neler saklıdır?'

Bir gece, Ay Dede her zamankinden daha parlak, daha gizemli bir ışıkla köyün üzerine tül gibi yayılmış. Elif, yatağında uyuyamamış, penceresine yaklaşmış. Bahçedeki rengarenk çiçekler bile ay ışığında pırıl pırıl parlamış. O an, Elif'in kulağına hafif bir melodi çalınmış. Sanki çok uzaklardan, minicik zillerin sesi gibiymiş.

Ay Işığında Pencere

Elif, yavaşça penceresini aralamış. Mis gibi toprak kokusuyla karışık yasemin kokusu içeri dolmuş. Melodi daha da belirginleşmiş. Merakı onu ele geçirmiş. Yavaşça evden çıkmış, ayakkabılarını giymeyi bile unutmuş. Ay ışığı adeta ona yol göstermiş gibi, bahçenin sonundaki meşe ağacına doğru ilerlemiş. Meşe ağacının dalları rüzgarda hafifçe sallanmış, yapraklar ay ışığında gümüş gibi parlamış.

Elif, ağacın altına vardığında gözlerine inanamamış. Minicik, ışıl ışıl varlıklar, kelebek kanatları gibi şeffaf kanatlarıyla havada süzülüyormuş. Bunlar periymiş! Periler, çiğ taneleriyle yıkanmış çiçeklerin üzerinde dans etmiş, minicik ışık toplarını havaya savurmuşlar. Şarkı söylemişler, ama sesleri o kadar inceymiş ki, sadece kalbi dinleyenler duyabilirmiş. Bir peri, yere düşen bir yaprağı havaya kaldırmış, bir diğeri solmuş bir çiçeğe dokunmuş ve çiçek hemen canlanıvermiş. Elif, nefesini tutmuş, bu sihirli ana şahitlik etmiş. Korkmamış, aksine içini sıcacık bir huzur kaplamış.

Perilerin Gizli Dansı

Periler, Elif'i fark etmemiş gibi nazikçe dans etmeye devam etmişler. Belli ki ay ışığı onların en sevdiği yoldaşlarıymış. Onlar, doğanın her köşesine neşe ve şifa saçmışlar. Elif, onların her hareketini izlerken, içinden bir ses ona fısıldamış: 'Doğa ne kadar da nazik, ne kadar da cömertmiş. Her şeyin birbiriyle nasıl da uyum içinde olduğunu gösteriyorlarmış.' Elif, perilerin çiçeklere sevgiyle dokunduğunu, minik böceklere yardım ettiğini görmüş. Ay ışığı, sanki bu sevgi dolu anı daha da kutsamak için daha da parlaklaşmış. Elif, perilerin şarkısının doğanın kendi sesi olduğunu anlamış. Yıldızlar da bu dansa eşlik eder gibi pırıl pırıl göz kırpmışlar. Bir süre sonra, periler yavaş yavaş gökyüzüne doğru yükselmiş, ışık zerrecikleri gibi dağılıp gözden kaybolmuşlar. Geride sadece mis gibi çiçek kokusu ve Elif'in kalbindeki o sıcacık his kalmış.

Elif ve Çiçek Perisi

Elif, sessizce evine dönmüş, yatağına girmiş. Gözlerini kapattığında, perilerin o nazik dansı, o tatlı melodisi hala kulaklarında çınlıyormuş. O gece Elif, sadece perileri görmemiş, aynı zamanda doğanın kalbindeki o büyük sevgiyi ve iyiliği de anlamış. Anlamış ki, dünyada her şey, en küçük çiçeğinden en büyük ağacına kadar, sevgiyle ve özenle yaşarmış. Ve her zaman, gözlerimizle görmesek de, etrafımızda sihirli güzellikler, iyilikler saklıymış. Elif, o günden sonra her şeye daha bir sevgiyle bakmış, doğanın fısıltılarını daha iyi dinlemiş. İşte bu da Ay Işığında Periler'in masalıymış.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Uykuya Yardım Eden Masal

Uykuya Yardım Eden Masal

Küçük kuzu Pamuk'un uykuya dalma macerası. Rüzgarın ninni fısıltısı, derenin şarkısı ve yıldızların ışığıyla huzuru bulan Pamuk'un tatlı masalı.