Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir ormanın ortasında gürül gürül akan bir nehir varmış. Bu nehrin iki yakasında iki iyi dost yaşarmış. Birinin adı Kuki’ymiş, diğerinin adı Bobi.

Kuki, pofuduk kızıl kahverengi tüyleri olan, kıvrak ve hızlı bir sincapmış. Üzerinde yeşil renkli, küçük meşe palamudu düğmeli şirin bir tulumu varmış. Her zaman neşeli, ama biraz da aceleciymiş. Bobi ise kocaman, kahverengi tüyleri olan, uysal bir ayı yavrusuymuş. Mavi bir salopet giyer, başına da sarı bir kep takarmış. Bobi çok güçlüymüş ama her zaman dikkatli adımlar atarmış.

Her sabah Kuki, nehrin bir yakasından "Bobi! Bobi!" diye bağırırmış. Bobi de diğer yakadan "Geliyorum Kuki!" diye cevap verirmiş. İki dost, nehrin üzerindeki eski tahta köprüden geçer, gün boyu birlikte oynarmış. Nehir, "Şırıl şırıl" sesler çıkararak akıp gidermiş.

Dostluk Köprüsü Hikayesinden Kareler

Ama bir gün, büyük bir fırtına çıkmış. Rüzgar "Vuuuuv!" diye esmiş, yağmur "Şıpır şıpır" yağmış. Ertesi sabah nehre baktıklarında gözlerine inanamamışlar. Eski köprü, "Cumburlop!" diye suya gömülmüş. Parçaları akıntıyla sürüklenip gitmiş.

Kuki üzgünce, "Şimdi nasıl oynayacağız?" diye sormuş. Bobi düşünceli bir şekilde başını kaşımış. "Yeni bir köprü yapmalıyız," demiş. Kuki hemen heyecanlanmış. "Ben yaparım! Çok kolay!" diye atılmış.

Kuki, ince dalları toplayıp köprünün üzerine atmaya başlamış. "Hop hop hop!" diye zıplıyormuş. Bobi ise büyük ağaç gövdelerini dikkatlice taşımış. "Kuki, biraz sağlam olsun," diye uyarmış. "Bunlar çok ince." Kuki omuz silkmiş. "Boş ver Bobi, çabuk olsun da oynayalım!"

Kuki, köprünün bir kısmını ince dallarla hızlıca tamamlamış. "Bitti bile!" diye bağırmış gururla. "Gel Bobi, geçelim!" Bobi temkinli adımlarla köprüye basmış. Köprü "Gıcırt, gıcırt" diye ses çıkarmış. Kuki hızlıca koşarak köprünün ortasına gelmiş. Tam o sırada, bir dal "Çat!" diye kırılmış. Kuki panikle yere düşmüş. Şans eseri köprü çok alçak olduğu için suya düşmemiş ama korkudan titremeye başlamış.

Dostluk Köprüsü Masalı Macera Anı

Bobi hemen Kuki'nin yanına koşmuş. "Korktun mu Kuki?" diye sormuş. Kuki'nin gözleri dolmuş. "Evet, çok korktum Bobi. Haklıydın, acele ettim." Bobi gülümsemiş. "Önemli değil Kuki. Şimdi birlikte, sağlam bir köprü yapalım mı?"

Kuki başını sallamış. İki dost, bu sefer birlikte çalışmaya başlamışlar. Bobi, ormandan kocaman, kalın ağaç gövdeleri getirmiş. "Güm güm güm!" diye yere bırakmış. Kuki ise küçük, sivri taşlarla bu gövdeleri sağlamlaştırmış. "Tak tak tak!" diye çekiç sesi geliyormuş. Birbirlerine yardım etmişler, ağır taşları taşımışlar, uzun kalasları yerleştirmişler.

Günler süren çalışmanın sonunda, nehrin üzerinde kocaman, sapasağlam bir köprü yükselmiş. Köprünün ortasında el ele tutuşan iki hayvan figürü bile yapmışlar.

Dostluk Köprüsü - Masal Sonu Sahnesi

Kuki ve Bobi, köprünün üzerinde koşup zıplamışlar. Köprü ne "Gıcırt" etmiş ne de "Çat" diye ses çıkarmış. Artık her gün gönül rahatlığıyla karşıya geçip oynayabiliyorlarmış. Kuki, aceleciliğin bazen tehlikeli olabileceğini, dostluğun ise sağlam temeller üzerine kurulduğunu anlamış. Bobi de iyi bir arkadaş olmanın, sabırlı olmaktan geçtiğini görmüş. Ve iki dost, Dostluk Köprüsü'nün üzerinde sonsuza dek mutlu mesut yaşamışlar.

...Bu neşeli masal da burada sona erdi, tıpkı Kuki ile Bobi'nin Dostluk Köprüsü gibi sağlam ve umut dolu bir sona ulaştı.