Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, şirin mi şirin bir çiftlik varmış. Bu çiftliğin en neşeli, en bir o kadar da unutkan sakini, bembeyaz tüyleri, kırmızı ibiğiyle Cici Tavuk'muş. Cici Tavuk, öyle komikmiş ki, bazen kendi gölgesinden bile ürker, bazen de bir otu yemeye dalar, yumurtladığını bile unuturmuş. Çiftliğin diğer hayvanları onun bu hallerine hem gülermiş hem de çok severmiş.

O sabah güneş, daha bir parlak doğmuş, dere şırıl şırıl şarkısını söylemiş, rüzgar ağaçlara tatlı tatlı ninni fısıldamış. Cici Tavuk da kendini pek bir iyi hissetmiş. Tam o sırada, bir köşeye kıvrılıp, taptaze, bembeyaz bir yumurta yumurtlamış. 'Ohh, ne güzel bir yumurta!' diye düşünmüş, gururla bakmış yumurtasına. Ama o da ne? Bahçede rengarenk bir kelebek kanat çırpmış, Cici'nin gözleri hemen ona takılmış. 'Şu kelebeğin güzelliğine bak!' demiş kendi kendine, merakla kelebeğin peşine takılmış, bir sağa bir sola seke seke gitmiş.

Cici Tavuk ve Taze Yumurtası

Kelebek bir çiçeğe konmuş, Cici Tavuk da hemen yanına varmış. Sonra kelebek başka bir çiçeğe uçmuş, Cici de onun peşinden koşmuş. Böylece kelebeği kovalarken, taze yumurtasını unutuvermiş. Bir süre sonra karnı acıkınca, 'Eyvah! Yumurtam!' diye aklına gelmiş. Koşar adım geri dönmüş. Ama döndüğünde ne görsün? Yumurtası yerinde yokmuş! Cici Tavuk'un gözleri faltaşı gibi açılmış, kanatlarını çırpmış, 'Gıdak gıdak! Yumurtam nerede? Kim aldı benim yumurtamı?' diye çiftliği inletmiş.

Telaşla koşturmuş, ilk önce Horoz Efendi'nin yanına gitmiş. Horoz Efendi, her zamanki gibi çitlerin üzerinde durmuş, sabahın ilk ışıklarıyla şarkılar söylüyormuş. 'Horoz Efendi, Horoz Efendi! Benim yumurtamı gördün mü?' diye sormuş nefes nefese. Horoz Efendi, 'Gııııdak gıdak! Cici Tavuk, sen o kelebeğin peşinden giderken ben çiftliği uyandırmakla meşguldüm. Hiçbir şey görmedim,' demiş, gür sesiyle. Cici Tavuk üzülmüş, oradan ayrılmış.

Sonra Kedi Mırnav'ın yanına varmış. Kedi Mırnav, güneşin altında keyifli keyifli uyukluyormuş. 'Mırnav, Mırnav! Gözünü aç da söyle, benim yumurtamı gördün mü?' diye sormuş aceleyle. Kedi Mırnav, tembel tembel gerinmiş, bir gözünü aralamış. 'Miyavv... Cici Tavuk, ben rüyamda süt içiyordum, hiçbir yumurta falan görmedim,' demiş, sonra tekrar uykuya dalmış. Cici Tavuk daha da paniklemiş, 'Eyvah eyvah! Yumurtam kayboldu!' diye dövünmüş.

Yumurta Nereye Kayboldu?

Cici Tavuk, çiftliğin her köşesini aramış. Samanlıkta, kümesin içinde, hatta ağaçların dibinde bile bakmış. Ama yok, yumurtası bir türlü bulunamamış. Tam umudunu kesmişken, çiftliğin en sevimli, en sadık dostu Köpek Karabaş'ı görmüş. Karabaş, kuyruğunu sallayarak Cici'nin yanına gelmiş. 'Hav hav! Cici Tavuk, ne oldu sana böyle? Neden bu kadar üzgünsün?' diye sormuş, şefkatle.

'Ah Karabaş!' demiş Cici Tavuk hıçkırarak. 'Yumurtam kayboldu! Onu bir kelebeğin peşinden giderken unutuverdim. Şimdi ne yapacağım ben?' Karabaş, Cici Tavuk'un bu telaşlı hallerine gülümsemiş. 'Merak etme Cici Tavuk,' demiş. 'Ben sabah erkenden bahçede dolaşırken bir şey görmüştüm. Rüzgar bir yumurtayı otların arasına yuvarlamıştı. Soğuk almasın diye onu sıcacık samanların arasına koydum. Galiba o senin yumurtan olmalı.'

Cici Tavuk'un gözleri parlamış. 'Gerçekten mi Karabaş? Hadi hemen göster bana!' demiş sevinçle. Karabaş, Cici Tavuk'u ahırın en kuytu, en sıcak köşesine götürmüş. Orada, pırıl pırıl, bembeyaz yumurtası, sıcacık samanların arasına sarılmış, güvenle duruyormuş. Cici Tavuk, yumurtasını görür görmez sevinçten havalara uçmuş. Hemen yumurtasının başına çökmüş, onu kanatlarının arasına almış, şefkatle ısıtmaya başlamış. Karabaş da bu duruma gülümsemiş, kuyruğunu sallamış.

Karabaş'ın Sürprizi

Cici Tavuk o günden sonra, yumurtalarına daha dikkatli bakmış, ama yine de komikliklerinden vazgeçmemiş. Öğrenmiş ki, bazen en büyük telaşlarımızın çözümü, yanı başımızda dururmuş. Ve en önemlisi, iyi dostlar, dara düştüğümüzde her zaman yanımızda olurmuş. Rüzgar yine tatlı tatlı esmiş, güneş yine sıcak sıcak parlamış, Cici Tavuk ve yumurtası da çiftlikte mutlu mesut yaşamışlar.

Bu masal da burada bitmiş, bu masalı dinleyenlerin gönlüne neşe dolmuş. Sevgiyle, dikkatle ve dostlukla dolu nice güzel günler yaşansın diye, bu tatlı hikaye burada sona ermiş.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Uzayda Dostluk Macerası

Uzayda Dostluk Macerası

Küçük Can'ın yıldızlar arasında keşfettiği eşsiz dostluk macerasını anlatan, geleneksel Türk masalı tadında, sıcacık bir uzay hikayesi.