Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarların birinde, dağların eteklerine kurulmuş, yemyeşil bahçeleri, şırıl şırıl akan deresiyle şirin mi şirin bir Anadolu köyü varmış. Bu köyde güneş her sabah taze bir umutla doğar, rüzgar ninni fısıldar, dere şarkılar söylermiş. Köyün insanları misafirperver, hayvanları ise pek bir cana yakınmış. İşte bu köyün en neşeli, en sevimli ama bir o kadar da sakar hayvanı, bembeyaz tüyleriyle Pofuduk adında bir eşekmiş. Pofuduk'un kulakları upuzunmuş, her seslenişte bir o yana bir bu yana oynarmış. Gözleri kocaman, masmaviymiş, sanki içinden geçenleri anlatırmış. Kuyruğu ise kısacık, sallandıkça neşe saçarmış. Pofuduk, gönlü pek geniş bir eşekmiş, herkese yardım etmek istermiş ama gel gör ki, çoğu zaman işleri karıştırırmış.
Bir sabah, köyün yaşlı ninesi Hatice Teyze, çeşmeden evine su taşırken pek bir yorulmuş. Pofuduk, uzaktan teyzeyi görmüş, hemen koşmuş yanına. "Hatice Teyze, dur ben taşırım!" der gibi bir anırmış. Hatice Teyze gülümsemiş, "Ah Pofuduk, sen ne tatlısın!" demiş. Pofuduk da gururla sırtına kocaman bir su testisi almak istemiş. Almış almasına ama bir anda ayağı kaymış, testiyi yere düşürmüş. Su şırıl şırıl toprağa akmış, etraf bir anda ıslanmış. Hatice Teyze'nin gözleri fal taşı gibi açılmış önce, sonra Pofuduk'un mahcup halini görünce dayanamamış, kahkahalarla gülmeye başlamış. "Seninle iş yapmak ne zormuş Pofuduk! Ama ne güldürdün beni!" demiş. Diğer köylüler de çeşme başına toplanmış, Pofuduk'un sakarlığına şahit olmuşlar ve hepsi birlikte neşeyle gülmüşler. Pofuduk da onların gülmesine bakmış, o da kulaklarını sallayarak gülmeye başlamış. Su dökülmüş ama tüm köyün yüzüne bir anda güneş açmış, neşeleri artmış! Yıldızlar geceleri göz kırpmış, "Pofuduk gibi ol, hep gülümse!" der gibi.

Bir başka gün, köyün çocukları Toprak Amca'nın tarlasında patates topluyorlarmış. Pofuduk da oralarda dolaşıyormuş. Çocuklar koca koca çuvalları doldurmuş, taşımakta zorlanıyorlarmış. Pofuduk hemen yanlarına gitmiş, "Ben yardım ederim!" der gibi başını sallamış. Toprak Amca, "Pofuduk, sen mi taşıyacaksın bu çuvalları?" diye gülmüş. Pofuduk da kararlı bir şekilde çuvalları sırtına almalarını beklemiş. Bir, iki, tam üç koca çuval patatesi Pofuduk'un sırtına yüklemişler. Pofuduk, gururla yola koyulmuş. Tam köyün girişine gelmiş ki, yol kenarındaki rengarenk çiçeklere gözü takılmış. "Ne güzel kokuyorlar!" diye düşünmüş. Çiçeklere uzanmak isterken bir anda ayağı takılmış, dengesini kaybetmiş. Patatesler bir yana, Pofuduk bir yana yuvarlanmış. Çuvallar açılmış, patatesler köy yoluna saçılmış. Çocuklar önce şaşkınlıkla bakmışlar, sonra Toprak Amca'nın gülmeye başlamasıyla hepsi birden katılmış kahkahaya. Pofuduk da mahcup bir şekilde yerden kalkmış, kulaklarını düşürmüş. Ama herkesin yüzünde bir gülümseme varmış. "Pofuduk, sen bize patates getirecektin, şenlik getirdin!" demiş Toprak Amca.

Pofuduk'un başına gelen bu komik olaylar, köyün neşe kaynağı olmuş. Herkes onun sakarlıklarını anlatırmış birbirine. Köyün meydanında, akşam vakti toplanan insanlar, Pofuduk'un yeni bir macerasını merakla beklermiş. Pofuduk'un neşeli halleri, masmavi gözleriyle herkese bakışı, köyün en sevilen hikayeleri arasına girmiş. Çocuklar Pofuduk'u çok severmiş, onunla oynamak için can atarmış. Bazen sakarlıkları yüzünden işler aksamış aksamasına ama Pofuduk'un getirdiği kahkahalar, her şeyi unuttururmuş. Köyün en iyi iş yapan hayvanı olamamış belki ama kesinlikle en çok sevilen ve en çok güldüren hayvanı olmuş. Rüzgar fısıldamış Pofuduk'un hikayelerini ağaçların yapraklarına, dere şırıl şırıl şarkılar söylemiş onun neşeli ruhuna. Bahar geldiğinde, Pofuduk'un koşuşturmasıyla köyün toprağı bile gülermiş adeta.

İşte Pofuduk, bu şirin köyün maskotu olmuş, neşe perisi gibiymiş adeta. Onun sayesinde köyde hüzün pek barınmazmış. Herkes bilmiş ki, bazen en iyi yardım, bir kahkaha olmakmış. Hayatta her şeyin dört dörtlük gitmesi gerekmezmiş, bazen ufak tefek aksilikler bile büyük mutluluklara kapı aralarmış. Pofuduk'un sakarlıklarıyla dolu bu komik masalı da işte böylece, kulaktan kulağa, kalpten kalbe yayılmış, herkese neşe saçmış. Bu masal da burada bitmiş, neşeyle gülümseyen herkesin gönlü şenlensin, Pofuduk gibi bir dostu olsun inşallah.