Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarlarda değil, hemen şurada, şirin mi şirin bir kasabada yaşarmış Kahraman Polis Mehmet. Mehmet Amca, gökyüzü gibi masmavi üniformasıyla, başında parlak, siyah bir şapkayla dolaşırmış. Üniformasının yakasında altın rengi parlayan bir rozet, pantolonunda ise ütü izleri tıpkı bir çizgi gibi dururdu. Boyu uzun, omuzları geniş, sesi de gür mü gür bir adamdı. Her sabah düdüğünü fııııııt diye öttürerek güne başlar, kasabanın güvenliğini sağlardı.

Kasabanın en sevdiği yer, rengarenk çiçeklerle dolu Park'tı. Çocuklar orada cıvıl cıvıl oynar, anneler banklarda oturup sohbet ederdi. Bir gün, minik Ayşe, kıpkırmızı topuyla neşeyle zıplayarak koşuyordu. Ayşe'nin üzerinde pembe, çiçekli bir elbise, ayaklarında ise beyaz, bağcıklı ayakkabılar vardı. Saçları iki yandan örülü, ucunda da küçük kurdeleler sallanıyordu. Topu havaya atar, cumburlop diye yakalardı.

Kahraman Polis Mehmet - Karakter İllüstrasyonu

Tam o sırada, Park'ın köşesinden sinsi mi sinsi Hırsız Hıdır çıktı. Üzerinde yırtık pırtık, kahverengi bir ceket, kafasında da eski püskü bir bere vardı. Gözleri fırıl fırıl dönerdi. Hıdır, Ayşe'nin topuna baktı. İçinden "Ne güzel top! Benim olmalı!" diye geçirdi. Ayşe topu havaya attığında, Hıdır bir anda öne atıldı. Hıphızlı bir şekilde topu kaptı ve koşmaya başladı.

"Topum! Topum gitti!" diye bağırdı Ayşe. Gözlerinden şırıl şırıl yaşlar akıyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Polis Mehmet, uzaktan bu sesi duydu. "Ne oluyor orada?" diye sordu. Koşarak Ayşe'nin yanına geldi. "Neden ağlıyorsun güzel kızım?" diye sordu. Ayşe titrek sesiyle, "Hırsız... Hırsız Hıdır... Topumu çaldı!" dedi.

Kahraman Polis Mehmet - Macera Sahnesi

Polis Mehmet'in kaşları çatıldı. "Merak etme Ayşe, ben şimdi o topu bulur, sana geri getiririm!" dedi. Telsizini eline aldı. Çatırt çuturt sesler geldi. "Merkez, Hırsız Hıdır Park'tan bir top çaldı, peşindeyim!" diye konuştu. Sonra hızla Hırsız Hıdır'ın arkasından koşmaya başladı. Hıdır, dar sokaklara daldı, çöp kutularının arkasından dolaştı. Polis Mehmet ise hiç durmadı. "Dur bakalım Hıdır!" diye seslendi.

Hıdır koşmaktan yorulmuştu. Bir ara bir çit üzerinden atlamaya çalıştı. Güm! diye yere düştü. Polis Mehmet hemen yetişti. "Hıdır, çaldığın topu geri ver!" dedi. Hırsız Hıdır, yanakları kızarmış, başı öne eğik bir şekilde topu Mehmet Amca'ya uzattı. "Çok özür dilerim Polis Amca," diye mırıldandı. "Bir daha asla çalmayacağım."

Kahraman Polis Mehmet - Masal Finali

Polis Mehmet, topu aldı ve Ayşe'nin yanına geri döndü. "Bak bakalım, topun burada!" dedi gülümseyerek. Ayşe'nin yüzü bir anda güldü. "Yaşasın! Kahraman Polis Mehmet!" diye bağırdı. Topunu sıkıca kucakladı. Hırsız Hıdır da hatasını anlamıştı. Polis Mehmet ona nazikçe, "Başkasının eşyasını almak doğru değil Hıdır. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, istemeyi dene," dedi. Hıdır başını salladı.

O günden sonra Hırsız Hıdır bir daha hiç hırsızlık yapmadı. Çalışmaya başladı ve dürüst bir adam oldu. Kahraman Polis Mehmet ise kasabanın huzurunu korumaya devam etti. Herkes biliyordu ki, dürüstlük ve yardımseverlik her zaman kazanır. Ve kahramanlık, sadece rozet takmakla değil, doğru olanı yapmakla başlardı.

...Bu macera dolu masal, Kahraman Polis Mehmet'in cesaretiyle iyiliğin her zaman galip geldiğini gösteren güzel bir kapanışla sona erdi.