Bir varmış bir yokmuş, kocaman bir ormanda, küçük bir ayı yavrusu yaşarmış. Adı Yumak’mış. Yumak, bal rengi tüyleriyle pofuduk bir ayıcıkmış. Burnu simsiyah, gözleri ise merakla pırıl pırıl parlarmış. Üzerinde lacivert bir tulumu, minicik kırmızı bir şapkası varmış.

Kış gelip çattığında, ormandaki tüm ayılar uykuya dalarmış. Uzun kış uykusuna yatıp baharı beklermiş. Ama Yumak hiç uyumak istemezmiş. Annesi, koca cüsseli, kahverengi tüylü, boynunda mor bir fular olan Anne Ayı, onu yatağına götürmüş.

Anne Ayı, "Hadi Yumak, artık uyku zamanı. Kış geldi, soğuk dışarısı," dedi. Yumak başını iki yana salladı. "Hayır Anne! Ben uyumak istemiyorum. Oynamak istiyorum," diye cevap verdi. Anne Ayı gülümsedi. "Ama kışın ayılar uyur yavrucuğum. Baharda bol bol oynarsın."

Uyumayan Ayıcık - Karakter İllüstrasyonu

Yumak yatağına yattı ama gözleri fal taşı gibi açıktı. Annesi "Hırrr pırrr" diye mışıl mışıl uyurken, Yumak sessizce yatağından kalktı. Küçük patileriyle "Tık tık tık" sesleri çıkararak mağaranın kapısına yürüdü. Kapıyı aralayıp dışarıya baktı. "Püfff!" Soğuk bir rüzgar yüzüne çarptı.

Yumak, ormanda dolaşmaya başladı. Her yer bembeyaz karla kaplıydı. "Cırrıt cırrıt" diye ağaçlardan kar taneleri düşüyordu. Yürürken birden bir gürültü duydu. "Tıkır tıkır!" Bir sincap, minik, kahverengi tüylü, kuyruğu kabarık, ağaç kovuğuna son fındıklarını taşıyordu. Sincap, Yumak'ı görünce şaşırdı. "Vay canına! Sen neden uyanıksın Yumak?" diye sordu.

Yumak omuzlarını silkti. "Ben uyumayı sevmiyorum. Oynamak istiyorum," dedi. Sincap güldü. "Ama kışın kimse oynamaz ki! Herkes ya uyur ya da yiyecek toplar," dedi. "Ben de şimdi yiyeceklerimi bitirip uyuyacağım. Hoşça kal!" Sincap, "Vızzz!" diye ağacın tepesine tırmandı.

Yumak yoluna devam etti. Bir süre sonra bir başka ses duydu. "Hışırtı hışırtı!" Bir kirpi, yaprakların arasında kendine yuva yapıyordu. Kirpi, dikenli sırtı, minicik siyah gözleriyle Yumak'a baktı. "Sen neden dışarıdasın küçük ayı?" diye sordu. Yumak, "Uyumak istemiyorum," dedi yine. Kirpi, "Ama kışın uyumak çok önemli. Yoksa üşürsün, hasta olursun," dedi. "Ben de yuvamı bitirip uyuyacağım. İyi uykular!"

Uyumayan Ayıcık - Macera Sahnesi

Yumak üşümeye başlamıştı. Patileri buz gibi olmuştu. Karnı da "Gurrr gurrr" diye ses çıkarıyordu. Hava iyice kararmıştı. Etrafta hiç kimse yoktu. Oynamak istediği oyunlar da kimsesiz kalmıştı. Keşke annesinin sözünü dinleseydi diye düşündü. Hızlı adımlarla "Tıp tıp tıp" diye mağarasına geri döndü.

Mağaraya girdiğinde Anne Ayı hâlâ mışıl mışıl uyuyordu. Yumak, sessizce yatağına uzandı. Üzerini battaniyesiyle örttü. Patileri hâlâ soğuktu ama sıcak yatağına girince ısınmaya başladı. Gözlerini kapattı. "Ben çok yoruldum," diye mırıldandı. "Uyusam iyi olur."

Yumak, yavaş yavaş uykuya daldı. Rüya âleminde baharı, çiçekleri ve arkadaşlarıyla oynadığı güzel günleri gördü. Anne Ayı sabah uyandığında, Yumak'ın mışıl mışıl uyuduğunu gördü. Yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. Yumak, o günden sonra kış uykusunun ne kadar önemli olduğunu anladı. Herkes dinlenmeliydi. Bahar geldiğinde ise "Hup hop!" diye sevinçle zıplayıp oynamanın tadını çıkardı.

Uyumayan Ayıcık - Masal Finali