Bir varmış bir yokmuş, gökyüzüne bakmayı çok seven Can adında bir çocuk varmış. Can, her akşam penceresinden yıldızlara bakar, hayaller kurardı. Parlak mavi tişörtü, dizleri yıpranmış kot pantolonu ve ışıl ışıl parlayan kırmızı spor ayakkabıları vardı. En sevdiği oyun, kartondan roketler yapmaktı. Onlarla "Vınnnn!" diye ses çıkarıp uzaya gittiğini hayal ederdi.

Can’ın yaşadığı sokağın sonunda, bahçesi otlarla dolu, eski bir ev vardı. Bu evde Profesör Bilgin yaşardı. Profesör Bilgin, uzun, bembeyaz sakalları göğsüne kadar uzanan, yuvarlak gözlükleri burnunun ucunda duran yaşlı bir mucitti. Üzerinde bembeyaz, ütülü bir laboratuvar önlüğü vardı. Bir gün Can, topunu Profesör Bilgin’in bahçesine kaçırdı. Çitin dibine kadar tıpır tıpır yürüdü.

“Profesör Bilgin!” diye seslendi Can. “Topum bahçenize kaçtı!”

Profesör Bilgin bahçenin derinliklerinden çıktı. Can bir anda gözlerine inanamadı. Bahçenin ortasında, dev gibi, gümüş renkli bir roket duruyordu! Ucunda sivri bir burun, altında dört büyük ayak vardı. Penceresi küçücüktü.

“Vay canına!” diye bağırdı Can. “Bu da ne?”

Profesör Bilgin gülümsedi. “Bu benim uzay roketim, Can. Adı Yıldız Avcısı.”

Can’ın kalbi pır pır ediyordu. “Ben de uzaya gitmek istiyorum!” dedi heyecanla.

Profesör Bilgin sakalını sıvazladı. “Uzay tehlikeli bir yerdir, Can. Çok dikkatli ve dürüst olmak gerekir.”

“Söz veriyorum, çok dikkatli olacağım! Ve hep doğruyu söyleyeceğim!” diye atıldı Can.

Profesör Bilgin, Can’ın gözlerindeki ışıltıyı gördü. “Pekala,” dedi. “Eğer bu kadar çok istiyorsan, bir şartla. İçeride her şeye çok dikkat edeceksin ve asla yalan söylemeyeceksin.”

Can sevinçle zıpladı. “Yaşasın!”

Roketle Uzaya Giden Çocuk - Karakter İllüstrasyonu

Profesör Bilgin ve Can, roketin içine girdiler. İçerisi ışıl ışıl düğmelerle doluydu. Can, her birine hayranlıkla baktı. Profesör Bilgin, roketin nasıl çalıştığını anlatıyordu. “Bu düğme motorları çalıştırır, bu düğme yönü ayarlar...”

Can, merakla bir düğmeye uzandı. Parmağı yanlışlıkla kaydı ve küçük, kırmızı bir düğme yerinden çıktı. “Çıt!” diye bir ses geldi. Can’ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Küçük düğme elinde kalmıştı. Çok korktu. Şimdi ne olacaktı?

Profesör Bilgin’e bakıp bakmamak arasında gidip geldi. Yalan mı söylemeliydi? Ama söz vermişti. Derin bir nefes aldı. Titrek bir sesle, “Profesör Bilgin,” dedi. “Ben yanlışlıkla küçük bir düğmeyi kırdım. Çıt! Elimde kaldı.”

Profesör Bilgin’in yüzü önce asıldı. Sonra Can’a baktı. Can’ın yüzü kıpkırmızıydı. “Aferin sana, Can!” dedi Profesör Bilgin. “Dürüstlük çok önemli. Hemen tamir edelim.”

Birlikte küçük düğmeyi yerine taktılar. “Tık!” diye yerine oturdu. Profesör Bilgin, Can’ın dürüstlüğüne çok sevindi. “Hazır mısın, maceracı?” diye sordu.

“Hazırım!” diye cevap verdi Can.

Roketle Uzaya Giden Çocuk - Macera Sahnesi

Profesör Bilgin geri saymaya başladı. “On! Dokuz! Sekiz!...” Can heyecandan yerinde duramıyordu. “Üç! İki! Bir! Sıfır!”

Roket büyük bir gürültüyle havalandı. “Vınnnn! Cızzz! Fışşşş!” Yerin sarsıntısı Can’ı koltuğuna yapıştırdı. Roket hızla gökyüzüne doğru yükseldi. Dünya küçücük bir top gibi görünüyordu.

Pencereden dışarı baktıklarında, Can’ın gözleri parladı. Binlerce, milyonlarca yıldız pırıl pırıl parlıyordu. Yakınlarından geçen kuyruklu yıldızlar, rengarenk gezegenler… Her yer bambaşkaydı. “İnanılmaz!” diye fısıldadı Can.

Ay’ın etrafında bir tur attılar. Mars’ın kırmızı yüzeyine yaklaştılar. Can gördüğü her şeye hayran kaldı. Uzay ne kadar da geniş ve güzeldi!

Bir süre sonra Profesör Bilgin, “Eve dönme zamanı, Can,” dedi. Can biraz üzüldü ama macera devam ediyordu. Roket yavaşça geri dönmeye başladı. Dünya’ya yaklaştıkça, yeşil tarlalar, mavi denizler daha belirginleşti.

“Tak tak tak!” Roket yumuşacık bir iniş yaptı. Can ve Profesör Bilgin roketten indiler. Can’ın yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Profesör Bilgin, Can’ın omzunu okşadı.

Roketle Uzaya Giden Çocuk - Masal Finali

“Büyük bir kahraman oldun, Can,” dedi. “Hem uzaya gittin hem de dürüstlüğünle beni gururlandırdın.”

Can, o günden sonra hep yıldızlara baktı ama artık sadece hayal etmekle kalmıyordu. Dürüst olmanın ve sözünü tutmanın ne kadar önemli olduğunu öğrenmişti. Uzay macerasını herkese anlattı. Profesör Bilgin de Can gibi dürüst ve cesur bir arkadaş bulduğu için çok mutluydu. İkisi de hayatları boyunca iyi birer dost oldular.

...Bu heyecan dolu roket masalı da Can'ın dürüstlüğü ve cesareti sayesinde mutlu sonla bitti, tıpkı uzaydaki sonsuz yıldızlar gibi parlayarak.