Bir varmış bir yokmuş, Akşehir’in güler yüzlü, sakalı bembeyaz, başında yeşil sarığı ve üzerinde yamalı mavi cübbesiyle Nasreddin Hoca varmış. Hoca’nın bir de can yoldaşı eşeği varmış. Eşeğin kulakları uzun mu uzun, tüyleri gri ve biraz dağınıkmış. Burnunu her şeye sokar, “Hiii-haaa!” diye neşeyle anırırmış.

Hoca bir sabah taptaze incirlerle dolu kocaman bir küfeyi pazara götürmek istemiş. Küfe ağır mı ağır, Hoca tek başına taşıyamazmış. “Haydi bakalım eşim, dostum eşeğim!” demiş, “Bugün bize yardım edeceksin.” Eşeği yanına çağırmış, sırtına küfeyi dikkatle yerleştirmiş. Eşek, “Hoh!” diye hafifçe solumuş, yükü sırtına almış.

Nasreddin Hoca ve Eşeği - Karakter İllüstrasyonu

Hoca eşeğinin önüne düşmüş, yavaş yavaş köy yolunda ilerliyorlarmış. Yemyeşil tarlaların arasından “Tıkır tıkır” adımlarla gidiyorlarken karşılarına kısa boylu, şişman, sırmalı mor kaftan giymiş, başında da kırmızı fesi olan kurnaz bir tüccar çıkmış. Tüccarın gözleri hep bir çıkar peşinde parlarmış.

Tüccar Hoca’yı ve eşeğini görünce yüzünde sinsi bir gülümseme belirmiş. “Hoca Efendi!” diye seslenmiş, “Bu eşek ne kadar da benimkine benziyor! Sanki benim geçen hafta çalınan eşeğim!” Hoca şaşırmış. “Ne dersin, tüccar efendi?” demiş, “Bu benim eşeğim, yıllardır benimle.” Tüccar elini eşeğin yularına atmış, “Hayır, hayır! Bu kesinlikle benim. Gel bakalım eşek!” diye çekmeye başlamış. Eşek olduğu yerde “Çatır çutur” diye ayaklarını yere vurmuş, bir adım bile atmak istememiş. Hoca’ya bakıyormuş.

Nasreddin Hoca ve Eşeği - Macera Sahnesi

Hoca gülümsemiş. “Tüccar efendi,” demiş, “Eşeğin kimin olduğunu basit bir şekilde anlayabiliriz.” Tüccar merakla bakmış. “Nasıl?” diye sormuş. Hoca eşeğin sırtına ters binmiş! Tüccar bu duruma çok şaşırmış. “Hoca Efendi, ne yapıyorsunuz öyle?” diye sormuş, gülmeye başlamış. Hoca, “Eğer bu eşek benimse, kime ait olduğunu biliyordur. Bana sırtını dönmez. Eğer seninse, sana sırtını döner,” diye cevap vermiş. Eşek Hoca’dan hiç ayrılmamış, Hoca’nın yanında sakin sakin durmuş.

Nasreddin Hoca ve Eşeği - Masal Finali

Tüccar bu duruma çok utanmış. Yüzü kıpkırmızı olmuş, “Pufff!” diye bir ses çıkarmış ve başını öne eğerek oradan uzaklaşmış. Hoca ve eşeği gülerek yollarına devam etmişler. İncir küfesiyle pazara varmışlar. Hoca, “İyilik ve akıl, her zaman kötülüğü yener,” demiş, eşeğinin sırtını okşamış. Eşek de “Hiii-haaa!” diye bir kez daha anırmış, sanki Hoca’yı onaylıyormuş gibi.

...Bu neşeli Nasreddin Hoca masalı, iyiliğin ve zekanın her zaman galip geldiğini gösteren güzel bir sonla bitti.