Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir vadide, küçük, şirin bir evde Elif adında minik bir aşçı yaşarmış. Elif’in yanakları al al, gözleri pırıl pırıl parlardı. Üzerinde her zaman bembeyaz, lekesiz bir aşçı önlüğü, başında ise kabarık bir aşçı şapkası olurdu. En sevdiği şey, mutfakta tencere ve tavaların arasında dolaşmak, yeni lezzetler denemekti.

Elif’in en büyük hayali, köyün meşhur pasta yarışmasında birinci olmaktı. Her gün mutfağında “Şıp şıp” diye damlayan su sesleri arasında, “Pıt pıt” diye hamur yoğurur, “Fokur fokur” kaynayan sütle en güzel pastayı yapmaya çalışırdı. Ama bir türlü istediği o eşsiz lezzeti yakalayamazdı.

Minik Aşçı - Masal Kahramanları

Bir gün, köyün meydanında büyük bir duyuru asılıydı: “Büyük Pasta Yarışması! En lezzetli pastayı yapan, Altın Spatula’yı kazanacak!” Elif çok heyecanlandı. Hemen mutfağına koştu. Ama en özel tarifi için gerekli olan sihirli ballarının bitmiş olduğunu fark etti. Üzüldü. Komşusu Bayan Şeker’in ise bahçesinde yetişen, dünyanın en özel çiçeklerinden elde ettiği eşsiz bir balı vardı.

Bayan Şeker, saçları bembeyaz örgülü, mor renkli işlemeli önlüğüyle her zaman çok düzenliydi. Gözlüklerinin üzerinden hafif çatık kaşlarla baksa da, aslında kalbi sıcacıktı. Elif, Bayan Şeker’in kapısını çaldı ama kimse açmadı. Kendi kendine, “Sadece birazcık alsam kimse fark etmez ki?” diye düşündü. Yavaşça Bayan Şeker’in mutfağına girdi. Raflardaki parlak kavanozlara uzanırken, bir anda elindeki boş kavanoz “Güm!” diye yere düştü. Sesin şiddetiyle Bayan Şeker içeri girdi.

Minik Aşçı Hikayesinde Kritik Sahne

Bayan Şeker, Elif’i görünce şaşırdı. “Elif, burada ne arıyorsun?” diye sordu, sesi yumuşaktı. Elif’in yanakları utançtan kıpkırmızı kesildi. Başını öne eğdi. “Özür dilerim Bayan Şeker. Sihirli balım bitti. Pasta yarışması için senin balından almak istedim ama… çok yanlış yaptım.” dedi, sesi titriyordu.

Bayan Şeker, Elif’in dürüstlüğüne gülümsedi. “Aferin sana minik aşçı, dürüstlük her şeyden önemlidir. Keşke benden isteseydin. Sana seve seve verirdim.” dedi. Sonra Elif’e bir kavanoz parlak, altın sarısı bal verdi. “Haydi, gel şimdi birlikte o en güzel pastayı yapalım!”

Birlikte mutfağa girdiler. “Şırıl şırıl” balı hamura kattılar. “Pıt pıt” diye ritmik seslerle hamuru yoğurdular. Fırından yükselen mis gibi koku tüm evi sardı. Pasta “Çıtır çıtır” kızarmıştı. Elif ve Bayan Şeker, yarışma için harika bir pasta hazırladılar.

Minik Aşçı - Masal Sonu Sahnesi

Yarışma günü geldi. Elif, kendi elleriyle, dürüstlükle ve Bayan Şeker’in yardımıyla yaptığı pastayı gururla jüriye sundu. Pastasının tadına bakan herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. “Böyle lezzetli bir pasta hiç tatmadık!” dediler. Elif, Altın Spatula ödülünü kazandı. En büyük alkışı ise Bayan Şeker’e ve dürüstlüğüne verdi. O günden sonra Elif, her zaman dürüst ve çalışkan bir aşçı oldu. Bayan Şeker ile de çok iyi arkadaş oldular.

...İşte minik aşçı Elif'in dürüstlükle tatlanan ve dostlukla zenginleşen bu lezzetli masalı böylece sona erdi.